sağlık bakanlığı personel | personel sağlık | pbs sağlık | haberterapi

Sağlık-Sen'e paralel operasyon-4 "Sendikada dört dönemlikler"

Sağlık-Sen bugünlere nasıl geldi? Şube başkanlığı seçimleri nasıl yapılmakta ve şu başkanları seçimlerde nasıl dolap çevirmekte? Bütün bu soruların cevapları...

Sağlık-Sen'e paralel operasyon-4 Sağlık

Gönlü yeryüzü kadar engin, tüm insanlığı kapsayacak vaziyette ve “Halka hizmet hakka hizmet” anlayışı çerçevesinde bir grup arkadaşımızla sendikamızı kurduk. Elhamdülillah sendikamız, 1994’ten bu tarafa sağlık çalışanlarımızın ve milletimizin teveccühü kazanmıştır.

Fakat geldiğimiz süreçte, insanların birbirine tahammülü olmayan, adeta kayıkçı kavgasını esas alan, gücü hak sebebi sayan, kendi içinde öz eleştiriye bile tahammülü olmayan, bundan dolayı kuruluş felsefesindeki kurumsal yapıya ters bir anlayışın tezahür ettiği fiili bir durum ortaya çıkmıştır.

Sendikamızda 4 dönemini tamamlamış şube sayısı 30’un üzerindedir. Sendika şimdiki haliyle, değişim ve dönüşümün önünü kapattığı, ben de varım diyenlerin yani yeni simaların ortaya çıkmasına müsaade etmediği için hatta ben de varım diyenlerin bir şekilde cezalandırıldığı bir sendika haline gelmiştir. Bundan dolayıdır ki önceki yazılarımda da belirttiğim gibi üç dönem kuralının siyasette olduğu gibi sendikada da uygulanmasının şart olduğudur. Zaten bir insan ne artı değer katacaksa, bu üç dönem onun için yeter ve artar bile. Yoksa işçi sendikalarında olduğu gibi bu iş sendika ağalığına gider ki bu durum hiçte hoş bir şey değildir.

Şimdi yukarıda belirttiğim hususları örneklerle açıklamaya çalışayım. Önceden bu tip sendikacılara “hacı yatmaz” tabirini kullanmıştım. Sendika genel merkezini sıra dağlar gibi arkasına alanlar, yerel siyaseti ve bürokrasiyi de ayarladıktan sonra koltuğa yapışıp aynen Sağlık-İş Başkanı rahmetli Mustafa BAŞOĞLU abimiz gibi 50 yıl sendikacılık yapmasının önünde hiçbir engel kalmayacak. Şayet 3 dönem kuralı işletilse bu tür anlayış sendikadan kendiliğinden silinecek, haliyle sendikamız yeni yüzleri görecek, günün şartlarına uygun sendikal anlayış tezahür edecektir. En yakın zamanda sendikanın yapacağı kongrede derhal 3 dönem kuralı hayata geçirilmelidir ki yoksa biz bu sıkıntıları yazar dururuz.

Kastamonu ilimizde 2010 yılında şube kongresi yapılacak. Şube, şeçim takvimini açıklamış, üye sayısı, delege tesbiti, her kuruma kaç delege düşüyor hesap kitap yapılıyor, seçim usul ve esaslarına göre seçim takvimi başlıyor. Önceden tesbit edilmiş, kurumlara düşen delege sayıları belli olan yerlerde delege seçmek için yapılması gereken kurumlara resmi yazılar yazılacak. Bu resmi yazılar, o kurumda çalışanların görebileceği yerlere asılacak. Kurum idarecileri gerekli olan salonun tahsisini yapacak vs. Tabi orada üyelerimizden Tugay Civelekoğlu, diye bir üyemiz madem seçim var bende aday olacağım, diyor. Başlıyor çalışmaya, lakin prosedürden haberdar değil. O zannediyor ki üye olan herkes delege olur. Nasıl olsa sandık kurulacak ve kim çok oy alırsa o delegelik hakkını kazanacak. Fakat durum hiçte öyle değil. Şube başkanı, delege ilanını üç gün üyelerin göreceği bir yerde, sendika panosunda veya yemekhanede ilan etmek zorunda. Bu ilanı gören üyeler dilekçe ile başvuracak.

Sendika, üyelerin delege olmak için verdikleri dilekçeleri sendikanın karar defterine işleyecek, bu şekilde delege adaylığı gerçekleşmiş olacak. Şayet sandıktan çıkarlarsa delege olacaklar. Fakat mevcut başkan uyanık! Delege olmasını istediği kişilerin önceden dilekçelerini topluyor, karar defterinde kararlarını aldırıyor. Delege ilanını Cuma günü akşam sendikaya asıyor. Cumartesi pazar sendika kapalı olduğu için Tugay beyin arkadaşları ellerinde dilekçe ortada kalıyorlar ve muhatap bulmaya çalışıyorlar fakat nafile muhatap yok. Pazartesi başkan sendikaya geliyor, ilanı kaldırdığına dair ikinci bir tutanak tutuyor. Böylece dışardan delege girişini önlemiş oluyor ve kendi delegesini seçtirmiş oluyor. Şikayetler içinse, yasal süre içinde müracaatlarını yapmadıkları için delege seçimine giremediler. Tugay Bey sendika genel merkezine iadeli taahhütlü dilekçe yazıyor. Zira bu konularda tek yetkili, sendika genel merkezi. Sendika genel merkezi de mevcut başkanının yapmış olduğu işlemin doğru olduğuna kanaat getirerek, resmi yazısında şube işi usulüne uygun yapmış dolayısıyla yapılacak bir şey kalmamıştır, diyor. Tek çare mahkeme açmaktan öte bir yol kalmıyor. Mahkeme süreci başlıyor ve hakim yapılan işlerin usulsüz olduğuna hükmediyor .Yürütmeyi durdurma kararı veriyor. Yani delege seçimini iptal ediyor. Genel merkez ikinci bir defa daha devreye giriyor, Kastamonu da açılan dava devam ederken yeniden bir seçim kararı daha alıyor, bu defa delege seçimi usulüne uygun yapılıyor. Genel merkez yönetiminin tamamına yakını Kastamonu’ya gidiyor. Mevcut başkanlarının arkasında olduklarını gösteriyorlar. fakat Tugay CİVELEKOĞLU kendi kurumundan delege bile seçilemiyor. Alın işte size demokrasi… Tabi yapılan kongrede mevcut başkan tekrar şube başkanı olarak seçiliyor. Anlaşılan hakkınızı aramanız için açmış olduğunuz davalar bile akim kalıyor. Neden? Çünkü açılan davanın ortalama sonuçlanma süresi üç yılı buluyor. Zaten o dönemde şube başkanlığına seçilen de üç yıl görev yapacağından, açtığınız davalardan sonuç almanız mümkün olmuyor.

Tugay CİVELEKOĞLU mensubu bulunduğum SAĞLIK-DER’in Kastamonu il başkanı o dönemlerde. Kendisi vekil sağlık çalışanıydı. Sağlıkta dönüşüm sürecinde çalıştığı kurumları kapanan vekil sağlık çalışanlarının, iş akdi fesih edilme sürecine gidilmiş, vekil çalışanların iş akitleri sonlandırılmaya başlanmıştı. Başarılı bir kardeşimiz olan Tugay Bey, tüm Türkiye deki vekil sağlık çalışanlarını il il telefonla arayarak, vekil çalışanların haklarını aramak için çaba sarfetti. Konuyu gerek yerel gerekse ulusal basında gündeme taşıdı. Efsane bakanımız Prof. Dr. Recep AKDAĞ da hak arayan sağlık çalışanlarını mağdur etmedi, şayet kurumları kapansa bile açık olan yerlerde çalıştırılmasının gerektiğini bir genelge ile duyurdu. Dolayısıyla vekil sağlık çalışanları hak mahrumiyeti yaşamamış oldu. Bunu konuyu da gündeme ilk taşıyan SAĞLIK-DER olmuştur. Kendisini bu hizmetinden dolayı bir kez daha tebrik ediyorum.

Vekil çalışanlar, 4B statüsünde istihdam edilirken, hizmet puanlarına bakarak il içinde yerleştirme işlemleri başlamış ve komisyonlar 2012 yılında kurulmuştu. Ne hikmetse kurulan komisyon ve komisyon başkanı olan Dr. Salih Tığlı (il sağlık müdür yardımcısı), Sağlık Bakanlığı’nın atama ve nakil yönetmeliğinde yazan hizmet puanlarını esas alması gerekirken, üyesi olduğu sendika tarafından mobbing uygulamasının devam ettirilmesinden dolayı bunu kasten uygulamamıştır. Yapmış olduğu beş tercih dikkate alınmadan tercih dışı Cide’ye tayini yapmıştır. Hem de kendinden düşük puan alanlar merkeze ataması yapılırken. Tugay Bey konuyu cumhuriyet savcılığına intikal ettirdi. Savcılık valilikten izin istedi fakat valilik buna izin vermedi. Olayla ilgili olarak ilin vali muavini muhakkik tayin edildi, soruşturuldu fakat komisyonun işleminin doğrulu olduğuna karar verildi böylece bu dosya kapatılmış oldu.

Mücavir alan dışı diye tabir edilen mesafesi 90 km dir. Tugay Bey, Mücavir alan dışı olan 150 km mesafede CİDE ilçesinde çalıştırılmak suretiyle ikinci bir cezaya daha muhatap olmuştur. Peki kardeşim o dönemde kimdi Tugay Beyle uğraşan bürokrat? Bunları kimlerin tazyiki ile yapıyordu ve bunun atanmasında kimlerin referansı vardı? Bunlar sorgulanmayacak mı? Çünkü bugün geldiğimiz noktada Sağlık-Der İl Başkanımızla uğraşan Dr. Salih Tığlı, FETÖ terör üyeliğinden açığa alınmıştır. Sen misin sendikaya izinsiz aday olan, emre itaat etmeyen, ceza üstüne ceza vereceksin ki burnu sürtülsün, bir daha bu işlere kalkışmasın ve bu iş diğer aday olacaklara ibret olsun. Kimse kendi başına aday olmaya kalmasın. Bu ortamda sendikaya yeni yüzlerin ve vizyon sahibi insanların kazandırılacağını beklemek ham hayalden öte bir şey olamaz, diye düşünüyorum. Haksızmıyım.

Netice olarak, genel merkez yanında, yerel siyaset arkasında, bürokrasi emrinde iş tutanların bugün geldiği yer sözün bittiği yerdir. Lakin bu dört dönemliklere sorarsanız, olur mu, usulüne uygun seçimler yapılıyor, her dönem yönetime yeni insanlar giriyor. Yani kan tazeleniyor ancak nasıl il başkanı ile birlikte mali sekreter, teşkilat sekreteri, şube sekreteri, sabit kalan üç sekreterya değişime ve dönüşüme tabi. Fakat bu yeni seçilenler, işi öğreninceye kadar alınan kararları, harcamaları imzalıyorlar, bakıyorlar ki gelen paradan, harcanan yerlerden haberdar olamayınca başlıyorlar sorgulamaya… Sonra ne mi oluyor, hemen yönetimden dışlanıyorlar, bir sonraki seçimde suçları hazır, toplantılara gelmedi, bizimle çalışma uyumu göstermedi. Eyy hacı yatmazlar! O defterler bir gün mutlaka açılacak tek tek hesap vereceksiniz, bundan kaçışınız kurtuluşunuz olmayacak. Sonra gelsin bir üç kişi daha, al sana demokrasi, şeffaf yönetim, hesap-kitap, denetim falan yok! El kaldır el indir iş bitmiştir. Peki sendika üst kurul delegeleri nasıl seçiliyor? Şube kongrelerinde istedikleri başkan ve yönetimi getiren genel merkez, aynı zamanda üst kurulda delege olmasını istediklerini de seçtiriyorlar. Şube ve genel merkez el ele kol kola; al gülüm ver gülüm… Siz bu işlerle uğraşırken yanınızı, yörenizi FETÖ terör örgütü sarmış, çokta tın yani! Çünkü seçtirdikleri insanlarla kendi seçilmeleri garanti altına alınmış oluyor.

Sendikamızdaki bu ataletin bir an önce kalkmasını, sendikanın misyon ve vizyonuna uygun hareket etmesini, FETÖ terör örgütü mensuplarının bir an önce ayıklanmasını istiyoruz. Lakin mevcut yapının bu temizlik harekatını yapması, bu şartlar altında mümkün gözükmüyor. Sendikaya kayyum atanmalı, diye yazdığım yazıdan dolayı hakaret eden, küfredenler en basitinden ihanetle suçlayanlar, sinkaflı küfür yağdıranlar, itibar suikastı yapanların esas derdinin sendika değil geçim olduğunu görmemek mümkün değildir.

Önceki yazılarımda yönelttiğim soruların hiç birisine cevap gelmedi, yineliyorum. Sendikada genel merkez imamı kim? Genel merkezde paralel var mı, varsa kaç tane? 17-25 Aralıktan bu tarafa halen çocuklarını FETÖ’nün okullarında okutanlar var mı? FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan veya görevden uzaklaştırılan şube başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin sendikal üyelikleri devam ediyor mu? Sendika genel merkezi bu şahıslarla ilgili bir soruşturma başlatmış mıdır? Kurucusu olduğum sendikamda FETÖCÜ hainlerin kulaklarından tutulup tek tek atılana kadar bu sorularımı sormaya devam edeceğim. Susma, sustukça sıra sana gelecek…

Beni tanıyan, samimiyetine inandığım ve güvendiğim insanlar, hocam kendine dikkat et çok büyük oynuyorsun, zira muhatap oldukların tekin adamlar değil her an her şey olabilir, diyen kardeşlerime diyorum ki, 28 şubattan bir hafta önce evime gelip adres kontrolü yaptılar, anladım bu işin sonunda darbe olacak, bu adamlar son adres kontrolü yapıyorlar. Eşime dedim ki hanım, bugün yada yarın darbe olabilir, içeriye alınabilirim. Her şeye hazır olmamız lazım. Çocuklarımı önce ALLAH’a sonra sana emanet ediyorum. Allah’a şükürler olsun, devlet ve milletimin hilafına gördüğüm hiçbir iş yapmadım. İçin rahat olsun, baktın tez zamanda benden haber alamadın, çocuklarımla beraber git köye, babanın evine yerleş, oturduğumuz evi de sat, kendini ve çocukları mağdur etme, kimseye yük olma, dedim. Şimdi bunlardan mı korkacağım. Hamdolsun ben bu yola baş koymuşum, ömürde, ölümde, hayrında, şerrinde ALLAH’tan geldiğine iman etmişim. Kalın sağlıcakla…

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

haciyatmaz @kayser

03 Eylül 2016 20:59

Kastamonunun aynısı 2014 seçiminde kayseri de oldu.

Hamit Serdar Yılmaz @Eksiği yok fazlası var!!

31 Ağustos 2016 22:32

Bu konularda avukat olarak yer aldım. Ben şahsi olarak da Tugay Civelekoğlu adına da Yaşar başkanımın yukarıda yazdığı yazının her kelimesine kayıtsız ve şartsız imza atarım. Çünkü olayları bizzat yaşayan müvekkilim Tugay Bey ve hatta yukarıda yazılanların kat be kat daha fazlasını yaşamıştır. Kendisi sendikasına sahip çıkmaya çalıştığı, sendikanın menfi emellere alet edilmemesi için uğraştığı, bu yapıyla ta o zamanlar mücadele ettiği için Kastamonu'nun en uzak ilçesi Cide'ye usulsüz bir şekilde sürgün edildiğine ben şahidim. Ama şimdi Tugay Bey hala dimdik ayakta, Tugay Beyi kaybetmek isteyenler ise kayboldu. Yaşar başkanımın anlattıklarının çok daha çok daha fazlası var eksiği yok. Duyarlılığından dolayı kendisine şahsım ve müvekkilim adına teşekkür ederim.

ADMİN @Yorumların kaldırılması hk.

30 Ağustos 2016 14:22

Yorum yapan arkadaşlar haber içeriğinin doğruluğuna değil de haberi yapan Yaşar Başaran Bey'in özeline saldırmaları nedeniyle yorumlar kaldırılmıştır.

Yaşar BAŞARAN @hadi ordan

29 Ağustos 2016 09:52

ben küçük olsun bizim olsun deseydim ahmak bu sendika bugün yetkiye kavuşamazdı senın gibiler havlayamazdı sen onu bunu bırakta bu sendikada her dönemlik adamlardan bahset sıra sizin hesap kitaplarınızı incelemeye gelecek bakalım böyle şarlamaya fırsat bulacakmısınız

İddaa Canlı Skor

Hava Durumu

Namaz Vakitleri

Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom