Hastalık Haberleri

Hastalık Haberleri

2020 YDUS başvuru süreci başladı! YDUS 2020 kılavuz ve tercih sayfası...

YDUS tercihleri başladı. YDUS (Kadın Hastalıkları ve Doğum) alanında tercihler 18 Ağustos’a kadar, ÖSYM'nin resmi internet sitesi üzerinden alınacak. ÖSYM tarafından yapılan açıklamada, '' Kadın Hastalıkları ve Doğum alanı için 2019 Tıpta Yan Dal Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2019-YDUS) tercih işlemleri 13 - 18 Ağustos 2020 tarihleri arasında bireysel olarak ÖSYM'nin https://ais.osym.gov.tr adresinden internet aracılığıyla alınacak.

Uzmanlar uyarıyor: çocukları dijital ekranlardan uzak tutun

Göz hastalıkları uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hanife Tuba Akçam, "Akıllı telefon ve tabletler hareketsiz yaşam, mavi ışık hasarı, miyopi ve göz kırpma refleksinin azalması olmak üzere 4 şekilde göze zarar verir" dedi.

Kamu çalışanları dikkat! Sağlık Bakanlığı'ndan idari izin düzenlemesi!

Sağlık Bakanlığı, kamu çalışanları için idari izne esas olacak hastalıkları belirledi. Sağlık Bakanlığı tarafından resmi yazı tüm kamu kurum kuruluşlarına ve 81 il valiliğine gönderildi.

Uzmandan korkutan uyarı: Sigara içme yaşı 15’in altında

Türkiye'de sigara kullanım yaşının 15'in altına inmesinin tehlikeli boyutlarına dikkat çeken Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Banu Musaffa Salepçi, gençlerde elektronik sigaranın da yaygınlaştığını belirtti.

Bez maskelere dikkat! Virüsü almanıza engel olmayabilir

Türkiye'de koronavirüs tedbirleri açısından maske kullanımıyla ilgili de yeni düzenlemeye gidildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Vatandaşlarımızın tamamına yetecek maske stoku ve üretim planlamamız vardır. Devlet olarak tüm vatandaşlarımıza ücretsiz maske ulaştırmada kararlıyız' açıklamasında bulundu. Vatandaşın kendi imknlarıyla evde yaptığı ya da dışarıdan satın alınan bez maskelerle ilgili açıklamalarda bulunan İstinye Üniversite Hastanesi Medical Park Gaziosmanpaşa'dan Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Neşat Bozkurtgil, 'Bez maskeler kişinin hapşırık, öksürük, konuşma, gülme gibi aktivitelerinde ağızdan ve burundan saçtığı virüsü ve partikülleri tutması açısından faydalıdır.Virüsü dışarıdan almamak için yeteri kadar koruyucu olmayabilir. Bu bezin kalitesine, gözeneklerine, geçirgenliğine göre değişkenlik gösteriyor' ifadelerini kullandı.

Yüksek moral ile koronavirüsü yendi!

Ankara'da 28 yaşındaki Macide Güleç, 9 günlük koronavirüs tedavisinin ardından taburcu edildi. Yaşadıklarını anlatan Güleç, "Bence bu hastalıkta moral çok önemli, sürekli moralimi yüksek tutmaya çalıştım" dedi.

Psikologlardan online koronavirüs terapisi

Koronavirüs salgını hasta ve hasta olmayan herkesin psikolojisini olumsuz etkiliyor. Eve kapanmak zorunda kalan vatandaşların kaygıları günden güne artıyor. Koronavirüs salgınının Çin'de ortaya çıktığı günden bu yana 'Korku Salgını' araştırmasını başlatan Ruh Sağlığı Derneği, vatandaşın kaygısının günden güne arttığını ortaya koydu. Korku Salgını araştırması sonrası Ruh Sağlığı Derneği internet sitesi üzerinden online terapi başlattıklarını ifade eden Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Ömer Akgül, araştırma sonuçlarını ve online terapinin kapsamı hakkında bilgi verdi.

PSİKOLOJİK ANLAMDA KENDİNİZİ GÜÇLENDİRİN

İnsanların gelecekle ilgili endişeli olduğunun altını çizen Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Ömer Akgül, 'İnsanlar gelecekle ilgili endişeli, hastalanacakları için kaygılı, sürekli zihinlerinden atamadıkları düşünceler var. İnsanlar sürekli ellerini yıkadıklarından elleri yara bere haline gelmiş durumda. Doğal olarak bu süreçte günlük rutinlerine odaklanamıyorlar. Uyku düzenleri, beslenmeleri bozulmuş. Bu da virüs riskine karşı onları saldırıya açık hale getiriyor. Çünkü ruh ve beden sağlığı bir bütün. Hastalıkla mücadelede sadece biyolojik, fiziksel mücadele yeterli olmaz. Psikolojik anlamda da dayanıklılık yüksek olmalı. İnsanların bu süreçlerde beslenme alışkanlıkları, uyku düzenleri, vücut dirençlerini güçlendiren psikolojik sermayelerinin güçlü olması hastalıkla mücadele konusunda anlamlı. Bu yüzden vatandaşlarımızın psikolojik olarak da kendilerini güçlendirmelerini tavsiye ediyoruz' dedi.

ÜCRETSİZ DESTEK VEREN PSİKOLOGLARIMIZ DA VAR

İnsanların bu tür dönemlerde online psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu anlatan Ömer Akgül, online terapi uygulaması hakkında şu bilgileri verdi:

'Uzmanlar yüz yüze seansta olduğu gibi danışanlarına online terapi verecekler. Buna ihtiyacımızın olduğu bir dönemde birçok meslektaşımız online terapi hizmetine başladı. Ruh Sağlığı Derneği olarak psikologların listesini derneğimizin internet sitesinden yayınladık. Vatandaşlarımız psikolojik destek almak istiyorlarsa bunu ihmal etmesinler. Koronavirüs sürecinin bitmesini beklemeden bir an önce psikolojik destek alsınlar ki vücutlarının bağışıklığını güçlendirecek psikolojik aşıyı da kendilerine vursunlar. Ruh Sağlığı Derneği'nin internet sitesinde online terapi veren psikologların listesi var. Online terapi desteği almak isteyen vatandaşlarımız web sitemiz üzerinden psikologlara ulaşabilecekler. Şu an psikologlar bile evlerinden çıkmaya tedirgin. Psikologlar da vatandaş da evinde. Kimsenin bu tür bir hizmetten mahrum olmasını istemeyiz. Biz de ruh sağlığı uzmanları olarak ülkemizin ve vatandaşımızın yanındayız. Ücretsiz olarak gönüllü hizmet veren psikologlar da var. Onların listesini internet sitemizde yayınlıyoruz. 'Ben ücretsiz danışmanlık verebilirim' diyen psikologlarımız da var.'

Evde vakit geçiren vatandaşlar için #koronagunlerindeyakinlik hashtagi ile bir çalışma başlattıklarını söyleyen Akgül, '#koronagunlerindeyakinlik hashtagi ile internet sitemizin bir sayfası var. Sayfamıza her gün bir film, etkinlik, aile oyunu hatta bir iyilik önerisi tavsiye ediyoruz. Bugün bir yaşlıyı arayın, birisinin hatırını sorun, küs olduğunuz kişi ile barışın, bugün birisine bir iyilik yapın yani her gün bir kitap okuyup çocuklarınızla bir etkinlik yapın. Bunları da internet sitemiz üzerinden tavsiye ediyoruz' dedi.

'PSİKOLOGLAR DA EVİNDEN ÇALIŞIYOR'

Online terapide de etik kurallara dikkat edildiğine dikkat çeken Psikolog Pelin Ankay, 'Koronavirüs salgınının ortaya çıkmasının ardından online terapi daha da yaygınlaştı. Biz online terapide de 'terapi odası' koşulunu sağlamaya çalışıyoruz. Buradaki en hassas nokta ise etik kurallarımızın gizliliğinin korunması. Son zamanlarda online terapi yaygınlaşmıştı. Şu anda da tedbir amaçlı Ruh Sağlığı Derneği olarak terapilerimizi sadece online gerçekleştiriyoruz. Bu süreci danışanlarımıza birlikte sağlıklı bir şekilde ilerletiyoruz. Tedbir hepimizin için önemli bu nedenle biz psikologlar da evimizden çalışıyoruz' ifadelerini kullandı.

Bu süreçte yaşanan psikolojik sorunlar hakkında bilgi veren Psikolog Ankay, 'Eve kapanma nedeniyle özellikle eşler arasında tartışmalar yaşanıyor. Ebeveynler ile çocuklar arasında anlaşmazlıklar olabiliyor. Bu süreci olumlu bir şekilde yürütmek gerekiyor. Eşlerin ve ebeveynlerin birbirlerini gözlemlemeleri için uygun bir dönem. Bu dönemi iyi değerlendirmelerini tavsiye ediyorum' dedi.

'Korona salgını sigortalı çalışanlarda yeni hakları gündeme getirebilir'

Koronavirüs salgını nedeniyle çoğu şirket evden çalışma sistemine dönerken, bu süre içinde çalışanların kimi hakları ve sigortadan yararlanma şekli de değişkenlik gösterebiliyor. İş kazası ve meslek hastalığı gibi iki kavramın ortak sigorta kolu olarak düzenlenmesine rağmen hukuken birbirinden farklı olduğunu ifade eden Bahçeşehir Üniversitesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Şebnem Kılıç çalışanlara yararlanabilecekleri haklar konusunda detaylı bilgi verdi.

'SALGININ İŞ KAZASIYLA BİRLİKTE DÜŞÜNÜLMESİ MÜMKÜN'

Koronavirüs salgınının bir meslek hastalığı sayılmayacağını belirten İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Şebnem Kılıç, Covid-19 virüsünün ya da genel olarak Korona virüs ailesinin tanımlandığı bir meslek hastalığı bulunmadığının altını çizdi. Kılıç, 'Meslek hastalığında mesleki riske uzun süre maruz kalma neticesinde ortaya çıkan bir zarar ya da çalışma gücü kaybı aranmaktadır. Hastalığın yürütülen faaliyetle veya tekrarlayan çalışma koşullarıyla doğrudan bağlantılı olması gerekir. Dolayısıyla meslek hastalığında, yinelenen bir neden (ya da nedenler) yüzünden zamana yayılan bir mesleki risk söz konusudur. Salgın hastalıklar açısından ise, bu şekilde yinelenen koşulların birikiminden doğan bir mesleki risk bulunmaz. İş kazasında ise, meslek hastalığından farklı olarak, ani bir olayla zararın doğması gerekir. Bunun için ani bir şekilde bulaşmanın gerçekleşmesi yeterlidir. Bulaşmanın sonuçlarının her durumda hemen ortaya çıkması aranmaz. 10-15 günlük kuluçka süresi sonunda ortaya çıkan rahatsızlıklar nedeniyle sigortalının zarar görmesi de, diğer şartlar da varsa, iş kazası olarak tanımlanabilir. Dolayısıyla bu salgının iş kazasıyla birlikte düşünülmesi mümkündür' şeklinde konuştu.

'ENFEKTE OLAN KİŞİLER AÇISINDAN İŞ KAZASI GÜÇLENEBİLİR'

İş kazasının basitçe ani, istenilmeyen ve dışarıdan gelen bir sebeple sigortalının ruhen ya da bedenen zarara uğraması olarak tanımlanacağını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Şebnem Kılıç şunları söyledi; 'Kaza ile zarar arasında hayatın olağan akışı içinde makul sayılabilecek bir bağlantının kurulabiliyor olması gerekir. Örneğin, mekan olarak iş yeri sınırları içinde gerçekleşen her kaza ya da iş yeri dışında olsa da sigortalının, işverenin emri altında olduğu zamanda maruz kaldığı kazalar iş kazasıdır. Salgın hastalık açısından bu husus önem kazanacaktır. Enfekte olan kişinin bu bulaşmanın yürütülen iş nedeniyle, örneğin işyeri sınırlarında gerçekleştiğini ya da o sırada işverenin emri altında olduğunu ispatlaması gerekecektir. Bu bağın saptanması şüphesiz hiç kolay değildir. Gerek işyeri sınırları içinde, gerekse işverence tahsis edilmiş araçlarda ya da konaklama yerlerinde, diğer çalışma arkadaşlarından enfekte olanlar açısından iş kazası ihtimali güçlenebilir.

İŞVEREN GEREKLİ TEDBİRLERİ ALMAZSA NE OLUR?

Bir olayın iş kazası sayılması ile işverenin o kazadan sorumlu olmasının farklı durumlar olduğunu ifade eden İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Şebnem Kılıç, son olarak şu uyarılarda bulundu;

'Esasında kaza, kaçınılmaz bir durumdan kaynaklanmışsa işveren kural olarak zarardan sorumlu tutulmaz. Olayın ilk ortaya çıktığı dönemdeki belirsizlik için belki bu husus ileri sürülebilir. Ancak resmi olarak da yaygın önlemler alınmaya başlanmışken artık işverenlerin aklın, bilimin ve tekniğin gerekli gördüğü her türlü tedbiri alması gerekir, aksi halde sorumlulukları doğar. Gerekli tüm tedbirleri almayan bir işveren, kaçınılmazlık iddiasını ileri süremez. Mevzuatta özel olarak bu salgına ilişkin açık hükümler bulunmasa bile genel düzenlemeler uyarınca işverenler gerekli tüm önlemleri almalıdır. Bunlar; iş yerinde bir eylem planı hazırlanması, evden çalışabilecek personeli bu çalışma düzenine geçirmek, iş yerinden çalışmak mecburi ise personel için farklı çalışma saatleri belirleyerek iş yerindeki yoğunluğu dağıtmak, çalışma yerlerinde aralıkları 1-1,5 metre açmak, yemekhane ve benzeri toplu alanları buna göre organize etmek, iş yerine dışarıdan girişleri daha sıkı denetlemek, hijyen tedbirlerini artırmak ve şüphesiz gerekli teknik ve ekipman desteğini sağlamak gibi çok çeşitli önlemler olabilir. Keza çalışanların düzenlemeler hakkında bilgilendirilmesi, gerekli durumlarda acil iletişim hattı kurulması ve resmi duyurulara itibar edilmesi de önemlidir. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun getirdiği en önemli yeniliklerden biri, risk değerlendirmesidir. Bu değerlendirme ışığında mevcut durumun iş yerinde yarattığı riskleri her iş yeri kendi özel durumuna göre değerlendirmeli ve kendi durumu için gereken somut adımları atmalıdır.' 

Koronavirüsü hamileler için risk mi?

Medicana Çamlıca Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aylin Akıncı, coronavirüsün (covid-19) ilk ortaya çıktığı Aralık 2019 döneminden bu yana anne karnında anneden bebeğe geçtiğine dair bir vaka bildirilmediğini, şu ana kadar elde edilen bilgiler üzerinden değerlendirildiğinde hamilelerin diğer insanlara göre daha riskli olarak değerlendirilmediğini söyledi. Op. Dr. Aylin Akıncı, 'Şu an için Coronavirüs (covid-19) özelinde hamileler riskli grupta diye kesin bir ifade kullanmasak bile gebelikte bağışıklık genel olarak baskılandığı için özellikle grip, influenza ve diğer enfeksiyon kaynaklı hastalıklarda hamileler risk grubunda yer alıyor. Örneğin anne adayları için influenza virüsü çok tehlikeli. Coronavirüs (covid-19) için henüz böyle kesin bir bilgi bulunmuyor. Mevcut bilgilere bakıldığında da hamilelerde bir risk artışı görülmüyor. Ayrıca bu dönem içinde salgın var olduğu ülkelerde doğum sonrası bebeklerde coronavirüs tanısı bulunmuyor' dedi.

Tuz tüketimi azaltılmalı: Her 7 kişiden 1'i böbrek hastası

Her yıl mart ayının ikinci perşembesi Dünya Böbrek Günü olarak kutlanırken, bu yılın temasının Böbreğine Söz Ver olarak belirlendiğini ifade eden Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, Her yıl mart ayının ikinci perşembesi Dünya Böbrek Günü olarak kutlanıyor ama bu aslında bir kutlama değil de farkındalık günü' dedi.

Sağlık Bakanı: Vatandaşlarımızı getirmeleri için enfeksiyon uzmanlarımızı Çin'e göndereceğiz

"Enfeksiyon hastalıkları uzmanlarından oluşan bir ekibi güvenlik tedbirlerinin alınması şartıyla Çin'e göndermeyi ve oradan hastalarımızı, vatandaşımızı gelmek isteyenleri getirmekten yanayız."

Sağlık Bakanlığı, Korona virüsüne önlem açıklaması yaptı

Sağlık Bakanlığı, Çin’de görülen Koronavirüs sebebiyle Çin’den gelen tüm uçuşlar için bulaşıcı hastalık kontrol önlemlerinin alınması, yolcu iletişim bilgi formlarının doldurulması ve yer personelinin bilgilendirilmesi yönünde karar alındığını açıkladı.

Kırıkkale'de 36 hastaya alternatif ilaç kör etti iddiası var

Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göz Hastalıkları Polikliniğinde bir süredir tedavi gören yaklaşık 36 hastanın, yapılan iğne sonrasında görme yeteneğini kaybettiği iddia ediliyor.

Sağlık-Der tarafından 2020'de sağlığımızı tehdit edeceği öngörülen hastalıklar araştırıldı

SAĞLIK-DER, ''2020'de sağlığı tehdit edeceği öngörülen hastalıkların'' bilim, danışma kurulu ve üyeleri tarafından araştırıldığını duyurdu ve araştırma sonucunu basın açıklaması şeklinde yayınladı.

'Gebelikte karışık bitki çaylarından kaçının'

Fındıkzade Medipol Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünden Op. Dr. Zeynep Kocayurt, kadın hayatının çok özel bir dönemi olan gebelikte beslenme düzenine ilişkin açıklamalarda bulundu. Kocayurt, gebelikte pek çok besin gereksiniminin normale göre arttığına dikkat çekerek 'Sağlıklı ve dengeli beslenme gebelikte, daha önemli bir hal alır. Çünkü bebeğin beslenmesi direkt olarak anneye bağlıdır. Tüm besin grupları; et ve süt ürünleri, yumurta, tahıllar, meyve ile sebzeler dengeli bir şekilde tüketilmelidir' diye konuştu.  

Dr. Öğr. Üyesi Solgun:Yürütecin verdiği kısıtlama bebeğin psikolojisini olumsuz etkiliyor

Bebeklerin özellikle 9 aylıktan sonra kendi başına ayakta durmayı öğrenip yürümesi hem ebebeynler hem de bebeğin kendisi için oldukça hızlı gelişen bir süreç olduğunu uzmanlar belirtiyor.Uzmanlar ayrıca bu andan itibaren iki yaşına kadar olan zamanda doğduğunda sadece refleksif hareketlere sahip olan bebek emekleme, yürüme, el ve ayak becerisini kazanarak kendi ihtiyaçlarının bir kısmını yapan ve yürüyen bir bireye dönüştüğünü de söylüyor. Medicana Bahçelievler Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Avni Solgun, bebeklerde emekleme dönemi hakkında konuştu. Bu dönemde ailelerin yürüteç kullanımına yöneldiğine vurgu yapan Solgun, 'Kalça yapıları tam gelişmediğinden kalça kemiklerinde problemler oluşabilir. Yapılan çalışmalarda 1-2 yaş arası kafa travmalarının nedenleri arasında, yüzde 90 oranında yürüteç kazaları tespit edilmiştir' dedi.

Akıllı telefonlar kalıcı göz hasarına yol açabilir

Akıllı telefonlar, hayatın her alanında yer alıyor. Instagram, Facebook, Twitter gibi sosyal medya araçları bu bağımlılığı daha da artırıyor. Geçtiğimiz günlerde Çin'in Shenzhen kentinde yaşayan bir kişinin sol gözü, akıllı telefonu aşırı yoğunlukta kullanması nedeniyle kör oldu. Bu olay akıllı telefonlar kör eder mi? sorusunu akıllara getirdi. Medicana International İstanbul Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Apa, akıllı telefonları kullanırken dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.

Çocuklarda geçmeyen öksürüğün altında kalp hastalıkları çıkabilir

Çamlıca Medipol Üniversite Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mine Başıbüyük, öksürüğe neden olabilen sebepleri belirterek aileleri uyardı. Başıbüyük, öksürüğün akciğerleri koruyan ve temizleyen gerekli bir refleks olduğuna dikkati çekerek 'Çocuklarda psikojenik durumlar, reflü, alerjik durumlar, baharatlı ve sert parçalı yiyecekler, geniz akıntısı, alt ve üst solunum yolu enfeksiyonları, yabancı cisim aspirasyonları, kalp hastalıkları gibi birçok sebep öksürüğe yol açabilir. Aileden alınan ayrıntılı hikaye, fizik muayene ve gerekli görülen tetkikler ile öksürüğün sebebi ortaya çıkarılabilir' bilgisini verdi.

Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Elkin: Dünyanın en hızlı yaşlanan ülkelerinden biriyiz

Türkiye'nin giderek yaşlandığını ve artan yaşlı sayısı ile birlikte 'gri tsunami' ( hızlı yaşlanma) beklendiğini dile getiren Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Nurten Elkin, bu önemli değişimin ön görüsüyle 1'inci Uluslararası İstanbul Gerontoloji Çalıştayı düzenlediklerini söyledi. İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde 5 Kasım'da gerçekleşecek olan çalıştayda, birçok önemli bilim insanının katılacağına dikkat çeken Elkin, 'Yaşlılık ve yaşlanmanın biyopsikososyal açıdan arz ettiği riskler bu olguları aynı zamanda bir halk sağlığı problemi haline getiriyor. Yaşlıların fiziksel, psikolojik ve sosyal iyilik halini sağlayacak her türlü koruyucu önlemin alınması yaşlılarımızın sağlıklı yaş almasını sağlayacaktır. Yaşlılık bir hastalık hali değil fizyolojik ve sosyal bir durumdur. Bu durumun doğumdan ölüme dek iyi bir tasarlanma süreci ile yönetilebilmesini sağlayan multidisipliner çalışmalar ve hizmet modelleri demografik değişim kadar hızlı bir şekilde önem kazanmaktadır' diye konuştu.

Karında şişlik yumurtalık kanserinin habercisi olabilir

Yumurtalık kanseri, kadınlarda en çok ölüme neden olan jinekolojik kanserlerden biri olarak gösteriliyor. En sık 50 yaş sonrasında görülebildiği gibi her yaşta ortaya çıkabiliyor. Uzmanlar, hastaların çok büyük bir kısmına ileri evrede tanı koyulabildiğini ve bu nedenle tedavi sürecinin de geciktiğine dikkat çekiyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Boyraz, geç bulgu verdiği için 'sessiz katil' olarak adlandırılan yumurtalık kanserinin karında şişlik, iştahsızlık hatta kusma gibi belirtilerle ortaya çıktığını söyledi.

Çene ağrısı başınıza iş açabilir

Çene ekleminde görülen ağrılar çoğu zaman önemsenmiyor. Ancak bu ağrılar önemli bazı hastalıkların habercisi olabiliyor ve ilerleyen dönemlerde kişinin hayatını kbusa çevirebiliyor. Medical Park Fatih Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Halil Ural, çene eklemi hastalıklarını ve korunma yöntemlerini anlattı.

Menopozun etkisinden soya fasulyesiyle korunun

Dünya Sağlık Örgütü'ne göre 2030 yılında 50 yaş üzeri kadınların sayısı 1,2 milyarın üzerine çıkacak ve bu kadınların hemen hemen hepsinde menopoz doğal bir süreç olarak görülecek. Medical Park Gaziosmanpaşa Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Çiğdem Pulatoğlu, Türkiye'de menopoza girme yaşının ortalama 47-49 civarında olduğunu belirterek, 'Menopozdan kaçılmaz, ancak etkilerinden korunmak mümkündür. Menopozda temel sorun östrojenin azalmasıdır. Bu nedenle soya fasulyesi, nohut, mercimek, keten tohumu gibi fitoöstrojen bakımından zengin gıdalar menopoz şikyetlerinin azalmasında faydalı olabilir' dedi.

Ayakkabı seçimine dikkat: Kadınların yüzde 40'ı bu hastalıkla mücadele ediyor

Ayak baş parmağında şişlik ve çıkıntı ile kendini gösteren halluks valgusun özellikle kadınları estetik açıdan kaygılandırdığını belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Ahmet Özyazgan, ayakkabı seçiminin önemine dikkat çekti. Özyazgan, 'Bu çıkıntı ve şişlik estetik görünümü olumsuz etkilemesinin yanı sıra, tedavi edilmediği takdirde ciddi ağrılara ve kişiyi ameliyata kadar götüren ayak problemlerine neden olabiliyor' ifadelerini kullandı.

Beyin pili Parkinson hastalarını özgürleştiriyor

Ellerde titreme, hareketlerin yavaşlaması, kaslarda katılık, yürümede güçlük… Bütün bu istemsiz hareket bozukluklarına yol açan Parkinson, distoni ve tremor gibi nörolojik hastalıklar kişinin sosyal hayatını olumsuz etkiliyor ve kendi başlarına hayatlarını yürütemez hale getiriyor. Beyin pili tedavisi sayesinde bu olumsuzluklardan kurtulabilen hastalar özgürleşerek yanlarında kimse olmadan yeniden sosyal hayatlarına dönebiliyor.

Deniz ürünleri gastroenterit sebebi olabilir

İshal, bununla birlikte bulantı, kusma, ateş ve karın ağrısı gibi şikyetlerle karşılaşanların mutlaka bir hekim kontrolünden geçmesi gerektiğini dile getiren Emsey Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mücahit Gür, akut gastroenteritin genellikle bir virüs veya bakteri, daha nadir olarak da parazitlere bağlı oluşabileceğini ifade etti. Uzman Dr. Gür, 'Bu hastalık enfeksiyon etkeni içeren dışkı ile temas eden yiyecek ve içeceklerin tüketilmesiyle veya etkenle temas etmiş kirli ellerin ağıza temasıyla çok kolay bulaşabilir' dedi. 

Halsizliğinizin nedeni hemoroid olabilir

Sıklıkla makattan kendiliğinden ya da dışkıyla kan gelmesiyle kendisini gösteren hemoroid, Türkiye'de en çok görülen hastalıkların başında yer alıyor. Hemen hemen herkesin hayatının bir döneminde yaşamış olduğu hemoroid hakkında bilgi veren Medical Park Fatih Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Sibel Gelecek Geyik, beslenme alışkanlıklarının değişmesiyle hemoroid ile daha sık karşılaştıklarını belirtti. Geyik, 'Hemoroid, genç insanlarda daha sık görülüyor. Çünkü ev dışında beslenme artık çok yaygın en önemlisi hareket etmiyoruz, lifli gıdalarla beslenmiyoruz' diye konuştu.   

Kulak çınlamasının altında ciddi hastalıklar olabilir

Kulak çınlaması, kulak tıkanmasına yol açan basit sebeplerden, kulakla ilgili enfeksiyon ve tümörlere kadar birçok sebebe bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. Sanıldığı kadar basit olmayan çınlama, ciddi hastalıkların habercisi de olabiliyor. Kulak çınlamasını dışarıdan hiçbir ses veya uyaran olmadığı halde duyulan çınlama, uğultu, şırıltı, düdük gibi seslere kulak çınlaması olarak tanımlayan Medicana Kadıköy Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ünal Bayiz, önemli bilgiler verdi.

Yeşil çayın üç katı antioksidan içeriyor: İlaç bitki nar suyu

Neredeyse bilinen her antioksidanı içermesiyle meşhur olan nar, havaların soğumasıyla birlikte yeniden tezgahlarda yerini aldı. İçerisindeki B5, B6, C ve E, C, B1 ve B2 vitaminlerinin yanında zengin potasyum, magnezyum ve folat içen bu meyve kışın hastalıklara karşı adeta kalkan görevi görüyor. Yüksek besin değeri ve hoş tadıyla lezzeti kadar insan sağlığına faydada çok özel bir yeri olan nar, suyu ile de tam bir şifa deposu.

Fotoğraflarda kırmızı çıkmayan gözler hastalık habercisi olabilir

Flaşla çekilen fotoğraflarda bir gözün kırmızı çıkması hastalık habercisi olabilir. İki göz bebeği arasındaki renk farkı retina yırtığı, katarakt veya göz tümörünün belirtisi haline gelebilir. Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Fatih Atmaca verdiği bilgilerle fotoğraflardaki kırmızı gözün hangi sağlık sorununa işaret ettiğini anlattı.

Ünlü kalp cerrahı Bingür Sönmez uyardı: Reçetesiz ilaçta 'ani kalp durması' riski

Amerika'da yılda 350-400 bin, Türkiye'de yaklaşık 70 bin kişi ani kalp durması nedeniyle hayatını kaybediyor. Birkaç dakika içinde gerçekleşen bu ölümlerin nedenleri arasında kardiyomiyopatiler (kalp kası hastalıkları), miyokarditler (kalp kası iltihabı) gösteriliyor. 'Ani kalp durması çağımızın felaketi' diyen Memorial Şişli Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, önemli uyarılarda bulundu.